Görerek öğrenme, görülenleri akılda tutabilme, değerlendirebilme algılama ve değerlendirebilme becerisine “görsel zeka” denilmektedir. İnsan beyni doğuştan itibaren görmeye, gördüklerini değerlendirmeye ve biriktirmeye; gördükleri ile düşünmeye başlamaktadır.

Görsel zekası yüksek olan çocuklarda resimlere olan düşkünlük dikkat çekmektedir. Bu çocuklar; resim yapmaya, anlatmak istediklerini resim yaparak anlatmaya eğilimlidirler. Paralel olarak bu çocuklarda hayal kurma becerisi de yüksektir. Hayalini kurdukları olgu ve olayları resme dökerek ebeveynleri ve öğretmenleri ile paylaşmak istekleri de fazladır. Çocuklarında bu yönde bir eğilim sezinleyen anneler, babalar ve eğitimciler bu hususta eleştirel ya da tamamen ilgisiz asla olmamalıdırlar. Zira, bu yol, çocukların kendilerini ifade etme yoludur, ilgi gösterilmemesi, teşvik edilmemesi çocuklar üzerinde yıkıcı etki gösterecektir.

Çocuğun görsel zekasının olup olmadığını anlamanın yolu ise onları resim yapmaya, resimlerle anlatmaya teşvik etmektir. Örneğin okuldan eve gelen çocuğunuza gününün nasıl geçtiğini resim yaparak anlatması istenebilir; teşvik etmek için aynı şekilde aynı anda anne ya da babası da kendi gününün nasıl geçtiğini resmederek çocuğu ile paylaşabilmelidir.

Çocukların resimleri onların hayal güçleri ile şekil ve renk kazanmaktadır. Bu nedenle, güneşi sarı yerine mor yapan, denizi mavi yerine kırmızı yapan bir çocuğu eleştirmek, “öyle olmaz, doğrusu şudur” şeklinde yönlendirmek yerine, onları anlatmaya teşvik etmek önemlidir. “Güneş neden mor?”, “Deniz neden kırmızı?” gibi sorularla anlattırmalı, anlattıklarına değer verdiğinizi çocuğa hissettirmelisiniz. Zira, bu yönde engellenen ya da yoğun eleştirilere maruz kalan çocukların hayal kurma becerileri de zarar görecektir. Halbuki yaratıcılığın göstergesi olan hayal kurma becerisi öne çıkarılması, desteklenmesi gereken bir beceridir. Mimarlık, mühendislik, vb. teknik meslek dalları dahi hayal kurma becerileri, görsel zekaları yüksek insanların mesleğidir.

sinavonline.net