ayAy’ın Yerküre ile eşzamanlı dönüşü rastlantı değil, bu iki cisim arasındaki kütleçekimi etkileşiminin sonucudur. Kütleçekiminin şiddeti, ağırlıklı olarak uzaklığa bağlıdır. Bu yüzden Ay’ın çekimi, Yerküre’nin Ay’a bakan yüzünde öteki tarafa göre daha güçlüdür. Bu değişken kuvvet, Yerküre üzerinde bir “çekim şişkinliği” yaratır. Yerküre Ay ile eşzamanlı dönmediğinden Ay’ın yol açtığı bu şişkinlik Yerküre üzerinde hareket eder ve yerkabuğu ile okyanuslarda yol açtığı eğilmeler ve sürtünmelerle Yerküre’nin içinin önemli ölçüde enerji yitirmesine neden olur.

Bu enerji yitimi sonucunda Yerküre’nin dönüşü her 500 yılda yaklaşık 1 saniye yavaşlar. Yerküre-Ay sistemi açısal momentumunu korumak durumunda olduğundan, Ay her yıl Yerküre’den 4 cm kadar uzaklaşmaktadır. Yerküre, Ay’a çekimsel olarak “kilitlenene” ve onunla eşzamanlı dönene dek dönüşünü yavaşlatacaktır. Buraya kadar anlatılan kuvvetler Ay üzerinde de etkilidir. Ancak Yerküre’nin kütlesi daha büyük olduğundan, uygulanan kuvvet daha şiddetli olmuş ve Ay’ın dönüş hareketi, Dünya ile eşzamanlı noktaya daha hızlı ulaşmıştır.
Bu süreç bütün Güneş Sistemi’nde yaşanır. Dolayısıyla, gökbilimcilerin, aylar ve gezegenleri arasında eşzamanlı dönüşlerin birer istisna değil, kural olduğunu görmeleri fazla şaşırtıcı değil. Bir uydu, gezegenine ne kadar yakınsa ve gezegenin kütlesi ne kadar büyükse, bu uydunun eşzamanlı dönüşü yakalaması o ölçüde hızlı olur.
Eşzamanlı dönüş sadece aylar ile gezegenleri arasında değil, birbirinin yörüngesinde dönen her türlü iki cisim için geçerlidir.

Kaynak: Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi